Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden ve maalesef en sık ölüm nedenlerinden biri. Bu açıdan bakıldığında kötü bir tablo olarak görülse de, bir tarama yönteminin olması ve erken teşhis edildiğinde hastalıktan tamamen kurtulma şansımız olması duruma biraz daha pozitif bakabilmemizi sağlıyor.
Genellikle dikkat çekilmek istenen olguya ithafen bir ‘gün’ belirlenir ancak meme kanseri farkındalığı için koskoca bir ‘ay’ımız var. Bunun sebebi toplumun büyük bir kısmı için risk faktörü olması ve erken teşhis ve tedavi için elimizde çok güçlü silahlar olması.
Meme sağlığından bahsettiğimizde ilk akla gelen konu, kadının kendi kendini elle muayene etme rutini oluşturmasıdır. Bir kadın, adet görmeye başladığı ilk yıllar içerisinden başlayarak ömür boyunca, her adet bitiminde ayakta ve yatar pozisyonda, her iki memesini ve koltuk altını muayene etmelidir. Bu uygulamada amaç kişinin kendi meme dokusunu tanıması ve bir gün gelip de bir farklılık gelişirse hızlıca fark edip doktora (aile hekimi, genel cerrah) başvurmasıdır. Menopoz sonrasında ise her ayın belli bir gününü işaretleyerek kabaca ayda bir olacak şekilde kendi kendine muayeneye devam edilmelidir.
Kendi kendine muayeneye her ay devam eden bir kadın, anormal hiçbir durum fark etmese de 25-30 yaş aralığında en az bir kez meme kontrolüne gitmelidir. 30 yaş itibariyle de yaklaşık 2 yılda bir muayene önerilir. Memede kitle, asimetri, meme başında içeri çekilme, meme cildinde değişiklik, meme başından akıntı gibi durumlarda mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir. Ailesinde meme kanseri tespit edilen bir kadın da , yaşı kaç olursa olsun, mutlaka meme muayenesi olmalı ve doktorunun önerisi doğrultusunda kontrollerine devam etmelidir.
Kendi kendine muayene her türlü meme hastalığında en önemli basamaktır. Memede değişiklik ya da rutin kontrol için başvurduğunuzda doktorunuz sizden kişisel ve ailevi sağlık öykünüzü dinler ve muayenenizi yapar, gerekli durumlarda meme ultrasonu, mammografi ve meme MR’ı, biyopsi gibi tetkikler isteyebilir. Tanı ve tedavi yöntemleri her zaman kişiye özeldir.
Meme kanseri taraması ise şikayetlerinizden ve aile öykünüzden bağımsız olarak, toplumdaki tüm kadınların meme kanseri açısından taranmasını hedefler. 40 yaş itibariyle yıllık ya da 2 yılda bir yapılacak olan mammografi tetkiki meme kanserinin erken teşhisinde kullanılan en yaygın, en kolay ulaşılan ve en ucuz tanı yöntemidir. Evet mammografi bizi radyasyona maruz bırakır ancak henüz, az önce sayılan nedenlerle, yerini dolduracak bir teknik yoktur. Mammografinin ağrılı olabileceği de eski bir bilgidir, yeni teknoloji dijital cihazlarda bu sorun da minimalize edilmiştir. Demem o ki mamografiden kaçınmayalım. Gerekli kontrolleri, olması gereken zamanlarda yapalım.
Aslında en çok konuşulması gereken ama belki de geri planda kalan başlık da meme kanserinden nasıl korunabileceğimizdir. Bazı kanserler için, bazı belli suçlular olsa da aslında tüm kanserlerden korunmak için yapmamız gereken sağlıklı bir yaşam biçimi benimsemektir. Sağlıklı beslenme, yeterli su içmek, sağlıklı bir uyku, spor yapmak ve mümkün olduğunca stres yönetimi sağlamak kanserler dahil tüm hastalıklardan korunmak için en güçlü silahlarımızdır. Meme kanserinde kadınlık hormonu östrojene maruziyet en bilinen sebeplerdendir. Modern dünyada sürekli maruz kaldığımız plastikler, kozmetik ürünler, pestisitler ve bir çok farklı kimyasal hormonal düzenimizi bozabilir ve meme kanseri için de tetikleyici olabilir. Yapmamız gereken beslenmekten giyime, kozmetiğe kadar tüm alanlarda mümkün olduğunca temiz içerikli ürünlere yönelmek ve en azından kontrol edebildiğimiz alanlarda toksinlerden korunmaktır.
Hayatın her alanında olduğu gibi sağlık alanında da denge çok önemli. Sağlığımızı korumak için elimizden gelenin en iyisini yapmak ama bu çabayı strese dönüştürmemek anahtardır. Gün gün, adım adım yapacağımız küçük değişikliklerle sağlığımızı korumak bizim elimizde. Sağlıcakla kalın.
- Op. Dr. Gülden Özden
- Genel Cerrahi Uzmanı