meditown-academy

Terapi almak zorunda mıyım?

terapi-almak-zorunda-miyim

Terapi almak zorunda mıyım?

Terapi , bireylerin duygularını , düşüncelerini ve hayata olan bakış açılarını , kendimize ait olan iç gözlemimizi , günlük yaşamda farkına bile varamadığımız objektif olan tabloya ulaşabilmeyi içeren kişinin kendisine olan yolculuğudur. Psikoterapi ise kişiye kendisi ile ilgili objektif bir bakış açısı sunan seanslar bütünüdür. Psikoterapi , bir deyiş ile değişimin kendisidir. Değişim ise kişide farkındalığın yolculuğudur.

Psikoterapi ve seansların günümüzde genel olan algısı dertleşme , içini dökme olarak tanımlanabilse de , bu tanımdan çok daha fazlasıdır. Psikoterapinin asıl bakış açısı kişilere yanlı olan bir tutum güdülmeksizin , tamamı ile objektif bir bakış açısı sağlayarak , kendilerine uzaktan bakmayı sunar. Kişiler her seans sonrası bir rahatlama ile koltuğundan ayrılmayı amaçlarken durum bunun tam tersi olacaktır. Çünkü değişim ve farkındalık dediğimiz yolculuk , her duygunun bütününden bir yolculuktur . Haz almak ve tatmin amaçlansa da bu duygu sürecinde ; üzüntü , kaygı ve stres de vardır. Pozitif olan duygulanım ve aynı zamanda var olan negatif duygulanım nöropsikolojik olarak aynı koddan gelir. Bu sebeple kişi her duygu süzgecinden geçerek değişimini tamamlayacaktır .  

Günümüzde , psikoterapiyi kimler almalı veya herkes almalı mı ?

Psikoterapi motivasyonu olan ve değişimi isteyen kişilerce oldukça verimli bir yolculuk olacaktır . Fakat bunun tam tersi olan terapiye uzak olan ve bunu deneyimlemeyen kişilerce verimli olmayacaktır sonucuna varamayız . Bilinçaltında mihenk taşları gibi önyargılı olduğumuz her konu bizi deneyimden uzaklaştıracak ve bireye doğru bir veri vermeyecektir. Psikoterapide en önemli olan konu terapist ile kurulan terapötik ittifaktır yani ‘ ilk intiba ‘ dır . Danışan, psikoterapisti ile ilk karşılaştığında olan uyum kişiyi deneyime götürecek ve bir kaç seans denemesinden sonra doğru bir fikre ulaştıracaktır . Kişi psikoterapi olgusuna önyargıda bulunsa bile ilk intibayı deneyimlemeden , kendince doğru olan düşünceye ulaşmakta eksik kalacaktır. Diğer yandan her bireyin terapi almak zorunluluğu tabiki yoktur.

 

Terapötik İttifak ile ilgili yapılan klinik çalışmalarda , Zilcha – Mano (2016), terapötik ittifak ile terapi sonucu ilişkisine yönelik sonuçların değerlendirmesine göre daha iyi bir ittifak daha iyi bir psikoterapi sonucuna eşlik etmektedir. Danışan ve psikoterapistin bağlamda ittifak algısıyla beraber çalışıyor olması ittifak ve psikoterapi sonucu için önemlidir. 30 seanslık periyodları kapsayan çalışmada ,terapötik ittifak olduğunda iyileşmeler görülmüştür ve ittifakı iyi olanlar sürecin daha verimli ve başarılı geçtiğini düşünmüştür. Bir diğer bilim aydını Lewin ise; organizmanın iki seçenek arasında kaldığı durumlarda seçimini yapması için etki eden faktörleri iki grup altında toplamıştır. Bu faktörler, beklenti ve değerlerdir. Motivasyonel süreçler insanın aktivetelerini başlatmaktan ve yönlendirmekten sorumludur; davranışlara enerji verdiği, görev motivasyonunu geliştirerek, aksiyonları belirli amaçlara yönlendirdiği sonucuna varmıştır.

 

Bireyler, hayat arayışlarını ve sürecini bulurken kendi amaçlarını, değerlerini, deneyimlerini ve umutlarını etkileşimlere taşır. Terapi ise bu etkileşime objektif bir taraftan yardımcı olarak , kişinin değişimini ve farkındalığını desteklekleyen en etkili araçlardandır. Motivasyon ise bireyin bu yolculuğa çıkmasını sağlayan pozitif tetikleyicidir. Danışanı ve terapisti birbirleriyle temas ettiren ve etkileşime girmelerini sağlayan bu motivasyonel güçlerin doğası, terapötik ittifak yani ‘ilk intiba’ dan geçer.

Son Yazılar

ebeveynlikte-populer-yanlislar-eyvah-cocugumda-travma-oldu-mu
Ebeveynlikte Popüler Yanlışlar “Eyvah! Çocuğumda Travma Oldu mu?”
iliskilerdeki-buyuk-tehlike-ama-biz-severek-evlendik
İlişkilerdeki Büyük Tehlike! Ama Biz Severek Evlendik!
kok-hucre-iyilesme-ve-genclesmenin-sirrini-tasiyan-bilimin-sasirtici-kesfi
Kök Hücre: İyileşme ve Gençleşmenin Sırrını Taşıyan Bilimin Şaşırtıcı Keşfi

İletişim Formu